antikkentler

Bugün : 19 Eylül 2017 Salı



    Anadolu Uygarlıkları
    BATI  ANADOLU
    AKDENİZ  BÖLGESİ
    ORTA  ANADOLU
   DOĞU ANADOLU

 




 

       İasos Milas

            Milas'a 28 km. uzaklıktaki Kıyıkışlacık Köyü içerisindeki üç tarafı denizle çevrili bir yarımada üzerine kurulmuştur. Mandalya körfezinde, Güllük'ün karşı kıyısında bulunan İasos, Kıyıkışlacık (Asınkurin) köyünün bulunduğu yarımada ve çevresinde kurulmuş küçük bir yerleşim bölgesi. Efsaneye göre Milen döneminde Argos'tan gelen topluluklar tarafından kurulan İasos, önceleri bir adaymış. Zamanla alüvyonların dolmasıyla yarımada haline gelen kente en eski yerleşimin, M.Ö. 3.binin sonuna kadar uzandığı saptanmış. Antik kente ait önemli yapılar bu yarımada üzerinde yer almaktadır. Büyük sur, su kemerleri, mezarlar ile balık pazarı olarak adlandırılan yapı ise sur dısında yer almaktadır.

            Yıllar önce tarım arazisi az olduğu için balıkçılık ve ticaretle uğraşan İasoslular, bugün de eski geleneklerini sürdürüyorlar. Ancak bu saydıklarıma balıkçılık ve ticarete şimdi bir de turizm, emlakçılık çiftlik balıkçılığı da eklenmiş. Güllük havaalanının tamamlanmasıyla, ulaşımın daha da kolaylaştığı İassos, tarihi özellikleriyle bir açıkhava müzesi, balık çiftlikleriyle de bir balık cenneti görünümünde.Menderes nehri koluyla beslenen sulak alanlara da sahip olan İasos'un en önemli özelliği, sınırları içinde koruma altına alınan bir ''Kuş Cenneti'' ni barındırması. İasos'daki Güllük sazlığı ve kuş cennetinin sakarmeke, angıt, yaban ördeği, pelikan ve balıkçıl kuşlardan oluşan ziyaretçileri; bölgeye yüzlerce yerli ve yabancı turistin akın etmesini sağlıyor. Kıyıkışlacık sahili sakin ve huzurlu bir tatilin yanısıra meraklılarına zıpkınla balık avı fırsatı da veriyor. Aynı zamanda Ege'deki en önemli yat duraklarından biri olan İasos, hem kara, hem deniz yoluyla ulaşılan bir tatil yöresi olduğu için Bodrum ve Güllük bölgelerinin en büyük rakibi olarak kabul ediliyor. Gerek İassos, gerekse Zeytinli süratle yapılaşıyor. Bunca güzelliği bünyesinde toplayan şirin ve tarihi yerleşim bölgesinde hızla başlayıp gelişen sitelerde 2000 konut bitmiş durumda. Bir kısmı ise inşaatları sürüyor. Bazı yapılar ise terk edilmiş görünümler sergiliyor. Bitmiş yapıların % 40'ı yazlıkçılar tarafından doldurulmuş. Konut fiyatları 2007 Temmuz ayı itibarıyla 80-150 milyar arası değişiyor.

          Yunuslu Çocuk

          Balıkçılık ve denizcilik İasoslular için çok önemli. İasos'un simgesi olan ''Yunuslu Çocuk'' heykeli de bunun en büyük kanıtı. Tarihçi George Bean'in ''Karia'' adlı kitabında yazdığı; ''Büyük İskender'in ilgisini çeken bir başka İasoslu da, yunus tarafından sevilmek gibi bir şansa sahip olan erkek çocuktu'' satırları, İasos halkının denizle ve balıkçılıkla nasıl bütünleştiğini daha iyi anlatıyor. Hem yerli hem yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken ''Yunuslu Çocuk'' öyküsü, İasos'ta asırlardır dilden dile, kulaktan kulağa aktarılıyor. Olay, İasos'taki erkek çocukların gimnazyumda çalıştıktan sonra denizde yıkanmaları geleneğinin sürdüğü günlerde yaşanıyor. Çocuklar denizde yıkanırlarken, kıyıya yaklaşan bir yunus çocuklardan birini sırtına alıyor. Çocukla birlikte açıklara giden yunus, bir süre sonra çocuğu yeniden kıyıya bırakıyor. Bunu duyan İskender, çocuğu Babil'e getirtiyor ve deniz tanrısı Poseidon'un rahibi yapıyor. Öykü burada bitiyor ama İasoslular bu olayı kolay kolay unutamıyorlar. Hatta M.Ö. 3.yy.de çıkarılan madeni paralarında, koluyla yunusun sırtını tutmuş biçimde yüzen çocuk tasvirlerine yer veriyorlar. İasos'un en değerli hazinelerinden biri olan ''Yunuslu Çocuk'' heykeli, Selçuk'daki Efes Müzesi'nde bulunuyor.

        Gezilecek Yerler

           İasos antik kentinin bulunduğu Kıyıkışlacık köyü, tam anlamıyla bir açık hava müzesi görünümünde. Köyün girişinde, restorasyonu geçtiğimiz yıllarda Türk-İtalyan arkeologlarının ortaklaşa çalışmasıyla bitirilen ve görkemli bir törenle ziyarete açılan ''Balık hali'' bulunuyor. Yerli ve yabancı ziyaretçilerin gezdikleri ören yerinde, çağdaş bir sergileme dikkati çekiyor. Sahile inip soldaki girişten sapanlar, kemerli kapıdan geçip Roma çağında inşa edilmiş dört tarafı revnaklarla çevrili agorayı, kent meclisi binası olarak kullanılan Bovleterian'I, Hellenistik çağda yapılıp Roma çağında onarılan tiyatroyu ve doğu bazilikasını görebilirler. Yukarı tırmananlar ise kentin ortasında ve en yüksek kesiminde yer alan yamuk, dikdörtgen planlı ve duvarları iki metre kalınlığındaki orta çağ kalesiyle karşılaşacaklar. Bu kaleden köyün tamamını görebilir, hafif esen rüzgarda tüm yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Kenti koruyan surların ve mezarların dışında, liman bölümünde de Ortaçağ yapısı mendirek kalıntıları bulunuyor. Sahil yoluyla yürüyerek ulaşabileceğiniz küçük kumsal, plaj olarakta kullanılıyor. Günümüzde gençler bu kalıntılar arasında yüzmeyi, yüksek duvarlara tırmanmayı seviyorlar.

           Kent meclisi olarak kullanılan yapı daire biçimli orkestra ve onun arkasında yer alan dört merdivenle üç bölüme ayrılmıştır. Oturma sıralarının altı tonozlarla desteklenmiştir. Agoranın doğu köşesinde 17 x 13 m. boyutlarındaki önü sütunlu dikdörtgen planlı yapı Caesareon olarak tanımlanır. Agora içinde yapılan kazılarda elde edilen buluntular Orta Bronz Çagı'na kadar gitmektedir. Agoranın etrafını saran stoalar bulunan yazıtlara göre M.S. 130 yıllarında yapılmıştır. Agoranın güney batı köşesindeki geniş düzlükte Artemis Astias Tapınaği yer almaktadır. Tiyatro, kentin ortasında yer alan yükseltinin kuzey doğu yamacında kurulmustur. Tiyatronun skene binası cephesi yaklaşık 61 m. dolayındadır.

           Hellenistik Çağ orijinli tiyatronun günümüzde Roma Dönemi'nde yapılan tadilat ve eklentileri görülebilir. Orta Çağ kalesi kentin en yüksek kesiminde ve tam ortasında yer alır. Yaklaşık kareye yakın bir plana sahip kalenin, kalınlığı 2 m.'yi bulan duvarları vardır. Oldukça sağlam yapı içinde bir de sarnıç bulunmaktadır. Liman, yarımada ile kara arasında yaklasik 850 m. uzunluğundadır. Liman ağzında yer alan kule mendirek kulesi olup, bir Orta Çağ yapısıdır. Bunun karşısındaki diğer kule yıkılmıştır. Kullanıldıkları çağlarda her iki kule arasına zincir gerilmek suretiyle istenmeyen tekneler limana alınmazdı.

           İasos'ta biri kenti koruyan, diğeri de büyük sur olarak bilinen ve kentin kuzey batısında yer alan ikinci bir sur vardır. İkinci sur, kent savunmasından çok bölge savunması için yapılmıştır. Yaklasik 3.5 km. uzunluğunda ve mahalli blok taşlarla yapılmıştır. Yüksekliği yer yer değişiklik göstermektedir. Ortalama 3.50 m. yükseklikte olan sur muntazam kulelerle desteklenmiştir. Kentte her tür gömme yapılmıştır. Kent içinde agora, Arkaik Çağ mezarlığı olarak kullanılmıştır. Roma Devri mezarlığının batısındaki yamaçlarda kayaya oyulmus kaya mezarları ile bina şeklinde yapılmış mezarlar yer alır.

            Kentteki en ünlü mezar ise halk arasında Balık Pazarı olarak bilinen Roma Dönemi'ne ait anıt mezardır. Portiklerle çevrilmiş dörtgen bir avlunun ortasında yüksek bir podyum önünde ön cephesi dört sütunlu bir Korinth tapınak yükselir. Önünde geniş bir pronaosu, dışta üçüz yivlerle süslü duvarları ve plasterli anteleri olan çok az derinlikteki sellaya dogudan bir basamak çıkılarak giriliyordu. Alçak sütunlarla taşınan mezar odası podyumdan kazanılmıştır. Kemiklerin korundugu yer işlevini üstlenmiş olmaları gereken küçük seki ve nişler duvarlara bindirilmiştir.

           Uzun portik  : plasterler üzerinde taşınan kemerlerden oluşur. Batı bölümündeki özgün tonozlu çatı halen korunmaktadır. Balık Pazarı anıt mezarı Kültür Bakanlığı, Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü'nce saglanan ödenekle 1993 yılı sonunda restore edilmeye başlanmış ve restorasyon çalışmaları sonucunda İtalyan kazı ekibince İasos kazılarında bulunan mimari parçalar ve diğer eserlerle galeriler içeresindeki teşhir tamamlanarak anıt mezar, Balık Pazarı Açıkhava Müzesi olarak 11 Ağustos 1995 tarihinde ziyarete açılmiştır. İasos kazıları 1960 yılında Prof. Dr. Doro LEVI başkanlığındaki İtalyan Arkeoloji Heyeti tarafından başlatılmış olup, halen Dr. Fede BERTI tarafından devam ettirilmektedir.

           Agora: Roma çağında inşa edilen agoranın dört tarafı revaklarla çevrilidir.

           Balık Pazarı: İlk kazı çalışmaları sırasında kentin biraz dışında yer alan bu yapının, eski dönemde balık ticareti için yapılan bir Pazar olduğu düşünülmüştü. Ancak daha sonra ele geçirilen bulgularla buranın Roma döneminden kalma bir anıt mezar olduğu anlaşıldı. Ancak belki daha romantik geldiğinden dolayı hala bu adla anılmaktadır. Son dönemlere kadar kazı deposu olarak ta kullanılan yapı, burada kazı yapan İtalyan heyetinin desteği ile bir açık hava müzesine dönüştürüldü. Bir bekçi bulunamadığından dolayı çoğu zaman kapalı olan yapı köyün girişinde, kalıntılardan uzak olmasına rağmen önemli ilgi alanlarından birisi.

           Bouleterion: Agoranın güneyinde dikdörtgen biçiminde bir yapıdır. Yapımı, İasos'un Miletlilerin kontrolü olduğu dönem olan MS 1. yüzyıla dayanmaktadır. Birisi binanın kuzey tarafında, diğeri de binanın ön duvarında bulunan iki girişle toplantı odasına ulaşılabilmektedir. Bu bölümden dar bir geçit kullanılarak Agora stoasının doğusunda bulunan arşive ulaşılmaktadır. Binanın Roma döneminden kalan son hali Milet Bouleuterionu'na benzemektedir. Günümüzde bina duvarının kalıntıları, oturma bölümünün bazı parçaları ve kapalı koridor görülebilmektedir.

           Dış Surlar: İlk çağ kentinin biraz dışından başlayan ve yaklaşık 1,5 kilometre devam eden surlar, tamamlanamamış bir ön savunma düzenine aittir.

            Doğu Bazilikası: Kentin kuzey doğusunda yer alır.Temelleri ve sütunları görülebilir.M.S.5.yy'ın sonunda yapılmıştır.Bazilikanın kuzeyinde şehrin kemerli doğu giriş kapısı yer alır.

            Liman: Liman ağzında yer alan kule mendirek kulesi olup bir ortaçağ yapısıdır. Karşıtı olan kule Yıkılmıştır. Kullandıkları çağlarda her iki kule arasına zincir gerilmek suretiyle istenmeyen tekneler limana alınmazdı.

            Mezarlar: Kentte her tür gömme yapılmıştır. Kent içinde agora Arkaik çağ mezarlığı olarak bilinmektedir. Roma çağı mezarlığının batısındaki kayaya oyulmuş mezarları ile oda mezarlar yer alır. kentteki en Unlu mezar ise, halk arasında balık pazarı olarak bilinen dört yanı revaklarla çevrili, Roma dönemine ait mezardır. Mezarın tüm mimari konutları İtalyan restorasyon uzmanlarınca restore edilerek gösterilmiştir.Yapı 1995 yılında "Balık Pazarı Açık Hava Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır.

            Orta Çağı Kalesi: Kentin en yüksek kesiminde ve tam ortasında yer alır.

            Surlar: Kentte ,kenti koruyan ve Büyük sur olarak bilinen iki sur vardır.İkinci sur yaklaşık 3500 m. Uzunluğunda yöresel blok taşlarla kent savunmasından çok bölge savunması için yapılmıştır.

            Tiyatro: Kentin ortasında yer alan yükseltinin kuzey doğu yamaçlarında kurulmuştur.Helenistik çağ tiyatrosunun günümüzde Roma çağında yapılan tadilat ve eklentileri görülebilir. Çevresi büyük boy taşlarla harçsız olarak yapılan tiyatro çok eğimli bir bölüm üzerine yapılmıştır. Yirmi bir sıra olan merdivenler hepsi beyaz mermerden yapılmıştır ve epeyce sağlam olarak günümüze kadar ulaşmıştır.



Tarih : 12 Mart 2012 Pazartesi
Hit : 1493

Hazırlayan Mustafa Cirban -- mcirban@ttmail.com --