antikkentler

Bugün : 19 Eylül 2017 Salı



    Anadolu Uygarlıkları
    BATI  ANADOLU
    AKDENİZ  BÖLGESİ
    ORTA  ANADOLU
   DOĞU ANADOLU

 




 

       Tralleis ( aydın )

           Aydın Kenti günümüzden yaklaşık 6500 yıl önceye uzanan bir geçmişe sahiptir. Kentin ilk sakinleri, bugün Dedekuyusu denilen yerdeki Deştepe Höyüğünde oturmaya başlamışlardı. Deştepe Höyüğündeki yerleşmenin bir şekilde sona ermesinden sonra; günümüzde kalıntıları görülen Klasik Kent Tralleis, yaklaşık 400 yıllık bir aradan sonra Topyatağı’nda kurulmuştur.

           Antik kaynaklarda Tralleis’in bazen Karya, bazen de Lydia bölgesi içinde yer aldığı belirtilmektedir. Bunun sebebi; Menderes Nehrinin veya Mesogis Dağının doğal sınır kabul edilmesidir. Strabon’a ve Kilise listelerine göre, Tralleis’in bir Karya kenti olması gerekir. Fakat bugüne kadar ele geçen bir iki kısa yazıttan başka da Tralleis’de Karya Alfabesi ile yazılmış yazıt yoktur. Tralleis adı, ilk kez Xenophon’un Anabasis ve Hellenika adlı yapıtlarında Tralli adı altında geçmektedir. Antik Kent, tarih içinde Charax, Tralli, Tralleis, Selukeia, Antiochia ve Caisaria gibi adlar almakla birlikte asıl adı Tralleis’tir.

            Perslerin (İ.Ö. 546) Lydia Krallığına son vermesinden sonra Kent ve çevresinin yönetimi Persli Satrapların idaresi altına girmiştir. M.Ö. V. yüzyılın sonu, IV. yüzyılın başlarında Sparta Ordularına karşı koyacak kadar güçlü olan Tralleis, Aleksandros’a savaşmaksızın kapılarını açmış (İ.Ö. 334), daha sonra da Antigonos tarafından ele geçirilmiştir (İ.Ö. 313). Seleukoslar’ın yönetiminde Seleukeia adını alan Tralleis, İ.Ö. III. yüzyılda sınırlı bir özerkliğe kavuşmuş ve hatta bronzdan sikkeler basmıştır. Roma ile Suriyeliler arasındaki savaşta Roma’ya karşı tavır alan bu Kent, sonuç olarak Bergama Krallığı’na bağlanmış ve Tralleis adını almıştır. Attaloslar’dan büyük yardım alan Tralleis, gerek zenginliği, gerekse ünlü retorik (hitabet) hocaları sayesinde önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline gelmiştir. Bergama Kralları I.Attalos devrinde Ephesos’da ve II. Eumenes Devrinde Pergamon’da darp edilmeye başlanan Cistophoriler’in Tralleis ve Nysa kentlerinde de basılmasına izin verilmiştir. Kentin önemli anıtsal yapılarının tamamına yakını Bergama Krallığı’nın yönetiminde yapılmıştır.

            Tralleis’in Zeus Larasios, Asklepion, Nike ve Dionysos adına yapılmış tapınakları, Dor düzeninde sütunlara sahip koridor, Agora, Pergamon Krallarına ait Kiremit Saray, Alabandalı Apaturius tarafından yapılmış Tiyatro ve gymnasiumu başlıca ünlü yapılardır. Ne yazık ki, adı geçen bu yapılardan bugün pek fazla bir şey görülmemektedir. Ayakta kalabilen tek yapı gymnasiuma ait üç büyük kemerdir. Tiyatro ve stadionun sadece doğal oyuklukları vardır. Zaten antik kentin % 65’lik bir bölümünde de Jandarma Taburu oturmaktadır.

            Bergama Krallığı’nın vasiyet yolu ile Roma’ya intikalinden (İ.Ö. 133) sonra Tralleis’de Roma’ya bırakılmıştır. Bu vasiyetnameyi tanımayan II.Eumenes’in oğlu Aristonikos’un (İ.Ö. 129-126) tarafını tuttuğu gerekçesiyle kent Roma tarafından cezalandırılmış ve kentte cistophor basımı yasaklanmıştır. Zamanla Anadolu krallarını savaş, baskı veya anlaşma ile kendine bağımlı hale getiren Roma yayılmacılığına karşı, Pontus Kralı VI. Mithridates Eupatoria’un (İ.Ö. 89) Roma’ya karşı isyanına Tralleis de katılmış ve kentteki Konkordia Tapınağı’na toplanan Roma yanlıları acımasızca katledilmiştir. Sulla’nın (İ.Ö. 85) Pontus Kralı VI. Mithridates’i yenmesi sonucunda Batı ve Orta Anadolu Romalılara bırakılmıştır. Aynı zamanda, Tralleis gibi öteki pek çok kent beş yıl süreyle ağır bir ceza ödemek zorunda kalmıştır. İ.Ö. 58 yılından sonra Tralleis’de tekrar cistophor basılmasına izin verilmiştir. Aslen Nysa’lı olan ve Tralleis’de ikamet etmiş bulunan Pythodoros; Pompeius, Caesar ve M. Antonius ile iyi ilişkiler kurmuş ve kentin yeniden eski ününe kavuşmasına yardım etmişlerdir.

            Cumhuriyet devrinde iyice gelişen ve ün yapan Tralleis, Cicero ve Strabon’unda belirttiği gibi zengin, kültürlü ve çok sayıda değerli insanın yaşadığı bir kent olmuştur. İmparator Augustus döneminde İ.Ö. 26 yılında meydana gelen büyük depremde, Batı Anadolu’daki diğer kentler gibi Tralleis de tahrip olmuştur. Fakat Augustus’un, kente olan yakın ilgisi nedeniyle kent yeniden onarım görmüştür. Buna izafeten Tralleis’in adı da Kaiseria olarak, İmparator Traianus zamanına kadar kullanılmıştır. Hadrianus M.S. 129’da, ikinci doğu seyahatinde Tralleis’i ziyaret ederek bol miktarda Mısır’dan gelme tahıl bağışlamıştır. Tralleis’in Flavianlar döneminden sonraki geçmişi hakkında sikkeler ve yazıtlar dışında pek fazla bilgi yoktur.

             Tralleis, Bizans İmparatorluğu Dönemi’nde Anadolu Patriği’ne bağlı olarak yönetilmiş ve 1282’de Andronikos Palaiologos II tarafından yeniden kurulmuştur. Aydın ve çevresinde M.S. XI. yüzyıldan itibaren Türklerin varlığı görülür. XIII. yüzyılda Aydın Oğulları Beyliği’nin yönetimine giren kent, Tralleis’in bulunduğu tepeden, güneyindeki az eğimli alanlara inmiş ve Güzelhisar olarak anılmaya başlamıştır. Bu dönemde kent, verimli toprakları nedeniyle zengin ve bayındır bir yapıya kavuşmuştur. XV. yüzyıldan itibaren Osmanlı yönetimine giren kent, Aydın Vilayeti içinde bir subaşlıktır (ilçe). Tire bu dönemde vilayetin subaşılık merkezi olmuştur. Kent, XV-XIIX. yüzyıllar arasında büyük gelişme göstererek sancak merkezi olmuştur. 1856-1866 yılları arasında inşa edilen Aydın-İzmir demiryolu bölgenin tarımsal ve ticaret ürünlerinin artmasına, İzmir ile olan bağlantının gelişmesine neden olmuştur. Aydın 1867’de İzmir’e bağlı bir sancak merkezidir. 1899’da kent önemli bir deprem ve yangın geçirdikten sonra küçülmeye başlamış, 1909’da ikinci bir deprem daha geçirmiş ve 1922’deki Yunan işgali sırasında büyük ölçüde tahrip olmuştur.


Tarih : 12 Mart 2012 Pazartesi
Hit : 1302

Hazırlayan Mustafa Cirban -- mcirban@ttmail.com --