antikkentler

Bugün : 19 Eylül 2017 Salı



    Anadolu Uygarlıkları
    BATI  ANADOLU
    AKDENİZ  BÖLGESİ
    ORTA  ANADOLU
   DOĞU ANADOLU

 




 

       Byzantion

        Byzantion, Latince: Byzantium, modern Byzanz), İstanbul şehrinin kent olarak ilk atası ve Konstantinopolis'ten önceki adıdır. Antik Yunanistan'da bugünkü Topkapı Sarayı'nın bulunduğu bölgede, Boğaz'ın güneybatı girişinde, Haliç ve Marmara Denizi'nin arasında tarihi yarımadanın doğu ucunda kurulmuş bir şehirdir. Efsaneye göre Megara, Argos, Korinth'den gelen kolonici Dor Yunanlılar tarafından M.Ö. 667'de kurulmuş ve adını kral Byzas veya Byzantas 'tan almıştır.

         Şehir stratejik konumundan ötürü daha sonraki dönemlerde önce Roma İmparatorluğu'nun, daha sonra Bizans İmparatorluğu ve Latin İmparatorluğu'nun, son olarak da Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olmuştur. Romalılar ve Bizanslılarca başkentleri Konstantinopolis, Osmanlılarca başkentleri Stambul, İslambol, Konstantiniyye, Dersaadet v.b. anılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nce şehir 1930 yılından beri resmi olarak İstanbul diye adlandırılmaktadır.Byzantion, bugünkü İstanbul şehrinin kent olarak ilk atası sayılır.Byzantium, orjinal adı "Byzantion" olan antik şehrin adının 1. yüzyılda Romalılar tarafından latinceleştirilmiş halidir.Augusta Antonina, İstanbul'un 3. yüzyılda Roma İmparatoru Septimius Severus tarafından konulmuş kısa süreli adıdır.Nova Roma, İstanbul'un 330'da imparator I. Konstantin tarafından Roma İmparatorluğu'nun başkenti ilan edildiğinde konulmuş kısa süreli adıdır. Nova Roma imparatorun ölümünden sonra Konstantinopolis'e dönüşmüş, böylelikle de Byzantion adının kullanımı kaybolmuştur.

          Byzantion'un Trakçadan gelme adı, daha sonra Yunanlılarca efsaneleştirilerek Megaralı kahraman Byzas'a atfedilmiştir. Böylece Byzantion'un kökleri efsanelerle özleşmiştir. Geleneksel bir efsane, Megara (Atina'nın yanıda bir antik Yunan şehridir.)'lı Byzas'ın Byzantion'un bulunduğu yeri Ege Denizi'nde kuzeydoğu yönünde yelken açarken bulduğunu söyler. Byzas Delphi'de bir müneccime danışarak, yeni şehrini nereye kurması gerektiğini sormuştur. Müneccim ona "körlerin karşısına" cevabını vermiştir. O zaman Byzas bunun ne anlama geldiğini anlayamamıştır. Ancak gemileriyle Boğaz'a gelince müneccimin dediklerinin ne anlama geldiğini kavrayabilmiştir. Boğaz'ın Asya kıyısında Kalkedon adında bir Yunan şehri vardır. Byzas Kalkedon şehrindekilerin bahsedilen "körler" olduğunu düşünmüştür; çünkü kendilerinden yarım mil uzaklıktaki muhteşem konumdaki seçkin toprakları fark edememişlerdir. Byzas şehrini bu seçkin olarak adlandırdığı topraklara kurar, ve ondan sonra şehrin adı şerefine "Byzantion" olarak adlandırılır.

          İstanbul'un belirli yerlerinde; Kadıköy'de Neolitik çağa ait , Sultanahmet'te de Bronz çağa ait bulunan kalıntılar Boğaz Kıyıları'nın çok eski zamanlardan beri insanlar tarafından yerleşildiğinin kanıtlarını oluşturmaktadır. Ayrıca son dönemlerde yapılan araştırmalar sonucunda Küçükçekmece bölgesinde Yarımburgaz Mağarasında yapılan kazılarda Neolitik ve Kalkolitik çağlardan M.Ö. 300.000 tarihlerine kadar uzanan insan yerleşimlerine rastlanmıştır.

         Daha Antik Yunanlılarda Boğaz'ın önemli bir rolü vardı. Boğaz'dan geçen antik Yunan gemileri Karadeniz'deki Yunan kolonilerinden aldıkları tahılları Atina'ya ve diğer antik Yunan kentleri (polis)'ne taşımışlardır. Avrupa ve Asya arasındaki kara bağlantısının ve Ege Denizi ile Karadeniz arasındaki deniz yolunun kilit yeri konumundaki bu önemli stratejik noktanın garanti altına alınması için, Megaralılar tarafından M.Ö. 685'de Boğaz'ın Asya tarafına bugünkü Kadıköy'ün bulunduğu yere Kalkedon adlı ilk Yunan kolonisi kurulmuştur.

          Avrupa yakasında önceden Trakyalılar tarafından yerleşilmiş bölgede, Kalkedon'un kuruluşundan 17 yıl sonra ikinci bir şehir kurulmuştur. Megaralıların Argon ve Korinth şehirlerinden gelen kolonistlerle birlikte kurduğu bu yeni şehir Trakça adıyla Byzantiondur.

          Byzantion stratejik öneminden ötürü M.Ö. 667'deki kuruluşundan hemen sonra , bir ticaret şehri olur ve kısa zamanda çok gelişir. Bu stratejik konumdan ötürü Byzantion gibi Kalkedon da daha sonraki yüzyıllarda Yunan-Küçükasya (Anadolu)'daki neredeyse bütün savaşlarda katılım göstermek zorunda kalmıştır. İyon Ayaklanması esnasında iki şehir de Pers kuşatmasına uğrasa da sonuç elde edilememiştir; çünkü kuşatmadaki Pers ordusunun bir kısmı Karadeniz'deki Yunan kolonilerindendir. Daha sonraki Pers-Yunan Savaşları'nda başarısız olan Persler şehrin oligarşik bir yönetim kazanmasına engel olamamışlardır. M.Ö. 478'de Byzantion Spartalı Pausanlılar tarafından ele geçirilmiştir. Bunlar ancak iki yıl yönetimde kalabilmiş, sonra şehrin halkı tarafından kovulmuşlardır. Böylece M.Ö. 476'dan itibaren Byzantion demokrasiyi yönetim biçimi olarak belirlemiştir.

          M.Ö. 387'den itibaren Kalkedon Pers İmparatorluğu'nun yönetimi altına girmiş, M.Ö. 357'de Byzantion tarafından Perslerden kurtarılmıştır. M.Ö. 339'da Byzantion Makedon kral II. Philipp tarafından işgal edilmiştir.

          Kalkedon M.Ö. 315'ten itibaren Zipotlar tarafınden kuşatılmış, I. Antigonos tarafından kuşatma kaldırılmıştır. M.Ö. 311'de tekrar kuşatılmış ve ele geçirilmiştir. Arkasından Byzantion Kalkedon'u işgalden kurtarmıştır. M.Ö. 281'de iki şehir ittifak kurmuştur. M.Ö. 220'de Byzantion Rodos'a karşı savaşa girer. Savaşta iki şehir de Makedonyalı V. Philipp, III. Antiochos ve Perseus'a karşı Roma İmparatorluğu'nun tarafında yer alırlar. M.Ö. 202'de Kalkedon V. Philipp tarafından işgal edilir.

          M.Ö. 196'da Byzantion Roma İmparatoru Septimus Severus tarafından Roma İmparatorluğu'na Roma Bağımsızlık Bildirgesi'yle dahil edilir. Roma İmparatoru Vespasian tarafından Byzantion 1. yüzyılda latinleştirilir, yani Byzantium olarak Roma İmparatorluğu'na tam bir birleşimi sağlanır. Byzantion'un M.Ö. 4. yüzyıldan beri deniz ticaretini kontrol sayesinde yaşadığı ekonomik gelişme ve büyüme, Romalıların hakimiyetiyle zorunluluk haline gelen vergilerle yavaşlar. Bunun üzerine şehir 2. yüzyılın sonlarına dogru Pers İmparatoru Pescennius Niger'e destek vermeye başlar.

          Bu gelişme, Roma İmparatoru Septimius Severus'u çok sinirlendirir. Byzantion'u cezalandırmak için 196 yılında şehre zarar verilmesine izin verir. Bunun sonucunda şehir büyük zarar görür. Daha sonra kent İmparator Septimus Severus'un oğlu Caracallas'ın aracılığıyla yeniden inşa edilir, ve kısa sürede eski değerini kazanır. Bu nedenle Septimius Severus oğlu Antonius (daha sonra imparator Caracalla)'un adına şehri 'Augusta Antonina' olarak yeniden isimlendirir.

          Augusta Antonina, İstanbul'un Roma İmparatorluğu döneminde 3. yüzyıldaki kısa süreli adıdır. İmparator Septimius Severus (193-211)tarafından, oğlu Antonius'un şerefine verilmiştir.

          256 yılında Byzantion ve Kalchedon Gotlar tarafından yağmalanır ve zarar görür.Byzantion'un konumu Roma İmparatoru I. Konstantin'in de oldukça ilgisini çeker. I. Konstantin kenti 330'da Roma İmparatorluğu'nun başkenti ilan eder ve adını Nova Roma olarak değiştirir; fakat bu ad pek tutulmaz ve imparatorun ölümünden sonra şehir Konstantin'in şehri anlamına gelen Konstantinopolis adını alır.


Tarih : 12 Mart 2012 Pazartesi
Hit : 1246

Hazırlayan Mustafa Cirban -- mcirban@ttmail.com --