antikkentler

Bugün : 25 Kasim 2017 Cumartesi




    Anadolu Uygarlıkları
    BATI  ANADOLU
    AKDENİZ  BÖLGESİ
    ORTA  ANADOLU
   DOĞU ANADOLU

 




 

               Laodikea  Konya


                 Konya İli Sarayönü ilçesine bağlı yeni bir kasabadır. Konum olarak Torosların kuzey eteğinde ve kuzeyindeki Sarayönü ovasına dönük bir vaziyettedir. Güney, doğu ve batısında ormanlık dağlarla çevrilmiş, kuzeyi düz ovalık arazidir.Kurşunlu tarih boyunca doğu batı ulaşımında önemli konaklama merkezlerinden biridir. Kasabadan kuzeye doğru akan derenin üzerinde bulunan Çürüksu da yer alan höyükte Kalkolitik (Bakırtaş-Mö.5500-3000) çağdan itibaren Hitit ve Frig dönemlerinde yerleşmeleri yüzey buluntuları ile tespit edilmiştir.

                 Hititler döneminde Kurşunlu ve çevresi Hititlerin Tarhuntaşşa bölgesi içinde yer almaktaydı. Bölge Hititlerin Batı Anadolu seferlerinde kullandığı güzergahlardan biriydi. O dönemde Batı Anadoluda bulunan Arzava Konfedarasyonu adı verilen krallıkların birliğinden oluşan topluluk Hitit ülkesine bu yoldan saldırılar gerçekleştirmekteydi.

                Hititlerden sonra bölgede Frig devleti görülür. Doğu- batı yönünde bölgeden geçen yolları kuzey güney yönünde kesen vadileri takip eden dağ yolları da bulunmaktaydı. Hellenistik dönemde Selevkos krallığını kuran Selevkos eşi Laodikea için Ladik kentini kurunca bölgenin daha da önemi artmıştır. Bu dönemden sonra Ladik idari bir merkez hüviyetine kavuşmuş, özellikle Romalılar zamanında yıldızı giderek parlamıştı. Doğuya giden yollar buradan geçiyor doğu-batı ve kuzey-güney yollarının kesiştiği bir nokta oluyordu. İdari olarak burada bir vali bulunmakta ve çevresindeki yerleşimlerle arasındaki mesafe kapanmış adeta bir mahalle hüviyetine girmişlerdi. Ladik ve günümüzde dahi Kurşunlu arasındaki Roma dönemi taş döşeme yolları zaman zaman görebilmek mümkün olmaktadır. O dönemin dini bir merkezi olan Sızma ile idari merkez Ladik arasında Kurşunlu önemli bir bağlantı noktasıdır. Kurşunlunun 1 km. güneyinde bulunan Kurşunlu Kale bu ulaşımda karakol kontrol noktası oluşturmaktaydı. Kurşunlu Kaledeki çanak çömlek parçaları bu kalenin Hititler ve Frigler zamanında da kullanıldığını yansıtmaktadır. Roma döneminde diğer bir yol Kurşunludan Bahçesaraya ulaşmaktaydı. Kurşunlu taş ocaklarında bulunan kayaya oyulmuş mezarlar Roma öncesinden başlamakla birlikte Roma döneminde taş işçiliğini yansıtmaktadır. Köyün batısında bulunan tapınak sütunları Bizans dönemi kilisesinde de kullanılmıştır. Özellikle kasabadaki çeşme yapılarında kullanılan Roma mezar stelleri Roma dönemi yerleşmesinin yoğunluğunu yansıtmaktadır. Kasabanın güneyinde bulunan taş ocaklarının ise özellikle Roma döneminde büyük bir kullanım gördüğü araştırmalar sonucunda tespit edilmiştir. Bu eserlerden bir kısmı Erken Bizans dönemi bölgede yerleşmenin varlığına işaret etmektedir.

                Bölge Bizans sonrası M.Ö. XI. Yüzyıldan itibaren Selçukluların daha sonra Turgutoğulları ve Karamanoğulları gibi beyliklerin eline geçmiştir. Bu dönemde de bölgedeki yerleşmeler önem kazanmıştır. Osmanlı dönemi yazılı belgelerinde Kurşunlunun kuzeyinde bulan bugünkü İstanbul-Konya yolunun önemli bir hac ve sefer yolu olduğu anlaşılmaktadır.

                Kasabanın yayla özelliği bulunmasından dolayı 1800lü yıllarda Ladik kasabasından gelen birkaç aile yılın belli zamanlarında bölgeyi yayla olarak kullanmışlardır. Zamanla bu aileler Kurşunluda yerleşerek bu günkü Kurşunluyu kurmuşlar ve yerleşik hayata geçmişlerdir.


 


Tarih : 18 Haziran 2013 Salı
Hit : 879

Hazırlayan Mustafa Cirban -- mcirban@ttmail.com --