GiYPO

Bugün : 22 Eylül 2017 Cuma





    DİĞER BÖLÜMLER
    Tarih Din Uzay
    Bilin ötesi Yaşam Doğa
     Parapsikoloji

 




 

                                  İnsan ve İnsanüstü Varlıklar

         Baş döndürücü bir hızla gelişen günümüz bilimi;
1- Evrenin sonluluğunu,
2- Evrenin yakınımzda eğrilmiş bulunduğunu,
3- Evrenin fiziksel yapsının tek bir özden -hidrojenden- oluştuğunu,
4- Maddenin ışın haline dönüşmesiyle yıldız enerjisinin oluştuğunu,
5- Evrenin, bugün engin bir elektromanyetik bileşim olarak gözüktüğünü,
6- Yüksek hızda maddenin enerjiye, yani madde ötesine dönüştüğünü,
7- Elektrodinamiğin, gerçeği, mekanikten çok daha iyi gösterdiğini,
8- Zaman ve mekanın göreceliğini,
9- Enerjinin kütlesel olduğunu,
10- Yalın ışık mermisi olan fotonun varlığını ve benzeri şeyleri kabul edip değerlendirmektedir.

         İngiliz filozof Prout, basit bir cismin her atomunun, hidrojen atomunun bir bileşimi olduğunu anladı ve evrenin tek bir cevherden yani hidrojenden kurulmuş bulunduğunu açıkladı. 1911'de Langevin, 16 hidrojenin bir atom oksijeni oluşturduğunu ve bu arada % 8'lik bir kayıp verdiğini ispatladı. Böylece çok diye nitelenen şeylerin, aslında tek bir kökten geldiği, yani tasavvuf diliyle "kesretin vahdetten hasıl olduğu" ortaya çıktı.

        Daha sonra ünlü bilimadamı Albert Einstein, maddenin enerji, enerjinin de madde olduğunu söyledi. Einstein'e göre, enerji yoğunlaşınca madde olur. Başka bir deyişle madde, enerjinin yoğunlaşmasından ibarettir. Maddenin, kütlesini bırakıp yüksek bir hızla seyretmesi haline radyasyon ışınları veya enerji denir. Önceleri yuvarlak sanılan elektron, elektrik enerjisinin dalgalanan bir miktarına döndü. Atomda birbiri üstüne konmuş bir dalga kümesi olarak nitelendirildi. Böylece şu madde dünyasının , aslında dalgalardan, enerjinin, ışınların çeşitli oranlarda yoğunlaşmasından olduğu anlaşıldı.

Bizim algılama kapasitemizin üstünde kalanlar, algılayabildiklerimiziden çok çok daha fazladır. Görebilmek ile görememek arasındaki fark, santimetrenin yüzde, binde üçü kadar yer tutar. İnsan gözünün görmeye başladığı alan, morötesi ışınların dalga boyunun başladığı 0.00004, görme işleminin son bulduğu alan da kırmızı ışınların dalga boyunun başladığı 0.000007 cm'dir.

        İşte kırmızı ışınlardan ötede, dalga uzunluğu 0.00008 cm'den başlayıp, 0.032 cm'de biten ışınlar vardır ki bunlar filim üzerinde tespit edilebilmektedir. Keza morötesinde dalga boyu 0.00003'te başlayıp 0.0001 cm'de son bulan ışınlar bulunmaktadır ki bunlar sadece fotoğram plakasında tespit edilebilmektedir.

        Röntgen ışınları vücudumuzdan geçip bir fotoğraf filmi üzerinde tespit edilebilmektedir. Bazı organlarımıza zarar vererek vücudumuzdan bu ışınları biz görememekte ve bedenimizden geçtiklerinin farkında olamamaktayız. Bu ışınların dalga boyu, yaklaşık, santimetrenin yüzmilyonda biri kadardır.

        Peki insan, bedeninden geçen röntgen ışınlarının daha varlığını beş duyusuyla algılayamazken, daha yüksek frekanslı dalgaların varlığını nasıl inkar eder?

        Einstein'e göre mekan, maddi cisimlerin tertibine, sıralanmasına verilen addır. Zaman da, dışarıda değil, bizim zihnimizde yaşayan olayların biribiri ardınca dizilişinden başka birşey değildir. (Böylece zaman ile mekan birleşmektedir)

        Işının dalgalardan ibaret olduğunu kabul eden bilim adamları, yoğunlaşmak suretiyle maddeye dönüşen ışının mekan tuttuğunu fakat soyut ışının -yani nurun- mekansız olduğunu söylediler. Maddenin dizilişinde, eşyayı biribiriyle kıyaslamaktan ibaret olan zaman da, maddelere özgü birşeydir. Yoğunluğu atıp enerjiye dönüşen varlıklar için mekan olmadığı gibi zaman da yoktur.

        Einstein, maddenin enerjiye, başka bir deyişle, maddenin madde ötesine dönüşmesinin esaslarını şöyle açıklamıştır: "Hareket eden bir cismin kütlesi, hareket hızlandıkça artacağından, hareketle cismin kütlesinin artması, enerjinin artması demektir. Kısaca enerji kütledir. Herhangi bir madde parçasında bulunan enerji, gram olarak -kütle ile- saniyede santimetre olarak, karesinin çarpımına eşittir.


        KAYNAK
        İnsan ve İnsanüstü Varlıklar.Ruh, Melek, Cin ve İnsan  Süleyman ATEŞ

 


Tarih : 21 Nisan 2012 Cumartesi
Hit : 2598

Mustafa Cirban___ mcirban@ttmail.com