GiYPO

Bugün : 25 Kasim 2017 Cumartesi





    DİĞER BÖLÜMLER
    Tarih Din Uzay
    Bilin ötesi Yaşam Doğa
     Parapsikoloji

 




 

SUÇLULARI YÜZLERİNDEN TANIYACAK SİSTEMLER

     

            Uluslar arası teröre karşı güvenlik önlemleri konusunda teknoloji yeni bir çözüm üretme peşinde.Yüz tanıma sistemleri...

            NEW York'un ikiz kulelerine saldırıdan sonra özellikle havaalanları için "yüz-tamma teknoloji" geliştirmeye başlandı. Bir yıldır yapılan çalışmalar dan sonra dünyadaki pek çok havaalanına deneme niteliğinde çok sayıda yüz-tanıma sistemi yerleştirildi.
           Ne var ki sistemin çalışmasına ilişkin ilk raporlar, sistemin henüz bekleneni vermekten uzak olduğu yönüdeydi. Görüntü-tanıma programı konusunda uzman "image Metrics" isimli şirket yetkilileri "Yararsız ve kötü
uygulanan bir güvenlik teknolojisi,yanlış ilaç kadar zararlıdır" görüşünü dile getirdi.
           Havaalanlarında şüphelilerin yüzde 90'ının tespit edilmesi sırasında çok sayıda yanlış alarm olasılığı ortaya çıkıyordu. Bu da güvenlikten geçen her üç kişiden birinin, güvenlik soruşturmasına alınması anlamına geliyordu. Ayrıca kişilerin doğrudan kameraya bakması ve kendisini gizlemeye çalışmaması da bir handikap olarak duruyor.
Viisage şirketinin geliştirdiği programın uygulandığı Kaliforniya Fresno Yosemite Uluslararası havaalanında,Ortadoğulu, sakallı bir adam sistem tarafından aranmakta olan bir terörist olarak işaretlenince, FBI yolcuyu saatlerce sorguladı. Suçlu olmadığı anlaşıldığında yolcu son uçağı da kaçırmıştı.
            Visionics yüz-tanıma sisteminin denendiği Florida. Palm Beach Uluslararası Havaalanında, 15'i havaalanı personeli olmak üzere 250 kişinin fotoğrafı sisteme yüklendi. Burada amaç, sistemin bu 15 kişiyi kameranın önünden her geçişte tanıyıp tanımayacağım sınamaktı. Ne yazık ki sistem bu 15 kişiyi, tüm geçişlerinin ancak yüzde 47'sinde tanıyabildi. Bu arada saatte 2-3 kez yanlış alarm verdi.
            Boston Logan Havaalanı yetkilileri,sistemi denetleyen personelinin yanlış alarmlardan aşırı bunaldığım ve iş göremez hale geldiğim bildirdi.Sistemin çalışması Bütün bu sorunlar nereden kaynaklanıyor? Bilgisayarlar veritabanın daki yüzlerle, yüzün sahibini niçin eşleştiremiyor.Yüz-tanıma sistemlerinin pek çoğu bir cins geometrik teknikten yararlanarak fotoğrafı sayılara dönüştürür.Bu sayılar yüzün karakteristiğim temsil eder. Farklı şirketler birinden farklı yöntemlerden yararlansa da, temelde kullanılan sistem aynıdır. Sistem dijitalleştirilmiş görüntüyü alır ve piksel-
lerim tarar.Burada amaç yüksek kontrast alanlarım araştırmaktır. Bu alanlar, göz çukurları, elmacık kemikleri, dudak,burun veya saç çizgisi gibi sınırları belirler.
             Program kontrast alanları belirledikten sonra, bunların görece boyutlarım ve konumlarım hesaplar. Daha sonra bu geometrileri Visionics'in "yüz izi" dediği şekle dönüştürür.Zanlıların fotoğrafları bilgisayara yüklendiği zaman program bunların yüz izlerirai oluşturur. Daha sonra bilinen zanlıların yüzlerinin canlı CCTV (Kapalı devre televizyon kameraları) görüntülerim tek tek kontroldan geçirir.Bir eşleşme söz konuşu olduğu zaman, alarmı devreye sokar.Bu kuramsal olarak böyle; gerçek yaşamda ne yazık ki her şey bu kadar basit değil. Çevredeki ışıklandırma ve kameranın verdiği görüntü kalitesi sistemin çalışmasmı etkileyen önemli faktörlerdir. Bu iki faktör programın görüntüden kaç adet kontrast nokta yakalayacağım belirler. Ayrıca kameranın yüzü hangi açıdan gördüğü de çok önemlidir. Eğer kamera kişinin iki gözünü aynı göremezse yüzün izni çıkartmakta zorlanır. Diğer bir etmen de veritabanındaki görüntü sayı sıdır. Veritabanı çok yüklü ise eşleştir me uzar ve güçleşir. Sistem bu durumda bazen birden fazla eşleştirme yapar.Havaalanlarında yürütülen deneme çalışmaları bu basit sorunlar nede niyle sistemi nasıl arap saçma çeviriyor. Örneğin Palm Beach'te kameranın önünden geçen kişinin kafasını oynatması sorun yaratmaya yetmekteydi. Ayrıca eğer yüz, kamerayagöre 15 derece açı oluşturuyorsa eşleştirme işleminin tamamlanması çok uzun bir süre alır. Gözlükler de yansıma yaptıkları için gözleri gizler ve eşleşme yine zorlaşır.Sistemin, yüzü tümüyle yakalamağı bile sorunları çözmez. Bu aşamada eşleştirme işlemi sorun çıkartabilir.Canlı CCTV'den gelen yüz haritası,veritabanındaki görüntülerle ayrıntıda benzeşmeyebilir. Dolayısıyla bu işlemin bir noktasında seçim yapma zorunluluğu doğar. Bu seçim eşleşmenin ne denli yeterli bulunduğu ile ilgilidir. Yüzdeki çizgiler veritabanındaki görüntü ile yüzde yüz uyuşmak zorunda mıdır? Yoksa belli belirsiz bir benzeşme yeterli midir? lîütün güvenlik sistemlerinde olduğu gibi hu iki uç arasında akılcı bir yol izlemek gerekir.En ufak bir benzeşme durumunda güvenlik birimlerinin kuyrukta bekleyen yolcuların pek çoğunu sorguya çekmesi, diğeri ise yüzde yüz eşleşme olmadığı için teröristlerin ellerini kollarını sallayarak güvenlikten geçmesi seçeneklerim doğurur,Yanlış alarm Sistemi çalıştıran operatörler, alarm devreye girmeden önce programı belirli bir noktaya göre ayarlarlar. Ancak  bu aşamada yapılan seçimin de bir bedeli olduğunu unutmamak gerekir.Ne kadar fazla sayıda potansiyel suçluyu yakalarsanız daha fazla sayıda yanlış alarm ile uğraşmak zorunda kalırsınız. Bu durumda dengeyi sağlamak göründüğü kadar kolay değildir.Visionics şirketi Palm Beach'deki sorunlardan operatörleri sorumlu tutuyor. Şirket yetkililerine göre operatörler sistemi ayarlarken yalnızca hatalı alarmları minimize etmeyi düşündükleri için, pek çok suçlu güvenlikten rahatça geçip gitmiş olabilir. Şirket yanlış alarm oranmın yeniden ayarlayarak, sistem veritabanındaki görüntülere göre yüzleri yüzde 94 oranında tespit edebileceği görüşünde.Viisage şirketi de Logan Havaalanındaki durumu bir basan olarak nitelendiriyor. Programın güvenlik yetkililerine yalnızca yardımcı olduğu beliritiliyor.însanların yaşlanınca yüzlerinin değişmesi de sorunları iyice içinden çıkılmaz bir hale getiren bir başka etmen.


Tarih : 4 Aralik 2007 Salı
Hit : 2268

Mustafa Cirban___ mcirban@ttmail.com