GiYPO

Bugün : 22 Eylül 2017 Cuma



    DİĞER BÖLÜMLER
    Tarih Din Uzay
    Bilin ötesi Yaşam Doğa
     Parapsikoloji

 




 

             TELEPATİ

              Bilinen duyumlar yada herhangi bir araç kullanmaksızın,her türden düşünce ve duygunun zihinden zihine gönderilip alınması tarzında yapılan bir haberleşmedir.Bu alanda yapılan bilimsel çalışmalardan yalnızca birkaçı:

              Prof. Dr. Rhine devamlı çalışmaları sonunda Zener kartlarını kullanarak duyu dışı algılamanın(DDI)ihtimal hesapları ötesinde bir değeri bulunduğunu çok çeşitli ve eşsiz istatistiklerle ortaya koydu.1967'de iki Rus bilim adamının denetimi altında Moskova ile Leningrat  arasında çok basarili bir deneme gerçekleştirmişlerdir.Bu deneme daha sonra Moskova-Tomsk arasında tekrarlanmış ve(aradaki uzaklık yaklaşık 3000 mildir) 'biyo-haberleşme' adını almıştır.Fizikçi Lev Landau,her canlı zihnin kısa dalga radyo frekansıyla yayın yaptığını öylemişti.Prof. Stefan Manczarski ise,bütün insanların etrafa radyo dalgaları gönderdiklerini açıklamıştır.Çek bilim adamları 'telepatik jeneratörler' geliştirmişlerdir.Cambridge Araştırma Laboratuarlarında yapılan 'Alfa Ritmi Haberleşmesi' ile ilgili bir deneyde deneğin kafasının arkasına elektrotlar bağlandı ve beyin alfasından gelen elektrik sinyalleri bir elektrik anahtarını açıp kapayarak düşünsel emirle elektrik yakıp söndürülebilindi.Gönderilen sinyallerin okunur olması için hem alicinin hemde vericinin zihinleri birbirleriyle akort olmuş halde olmalıdır.Aksi durumda her zaman deneme basarili olamaz.İyi bir gönderici olmak için düşünce gönderilecek zihin yoğun bir güçle çalışmalı.İyi bir alıcı olmak içinde zihin pasif,sakin ve alıcı durumda olmalıdır.

               Telepati,duyular dışı algılamalarımızın içinde en fazla bilineni ve en yaygın olanıdır.Az yada çok herkeste bu yetenek vardır.Pratik çalışmalarla en kolay geliştirebileceğimiz yetenek olduğunu söyleyebiliriz.Uzun zamandır görmediğimiz bir arkadaşımızın birden aklımıza gelmesi ve onunla kısa bir süre sonra yolda karşılaşmamız,telefon çaldığında kimin aradığını önceden hissetmemiz,karşımızdaki bir kişinin aklından geçenleri bir anda fark etmemiz,ilk defa karşılaştığımız bir kimsenin genel karakteristik durumuyla ilgili tahminlerde bulunabilmemiz, çevremizdeki insanların hakkımızda kısmen de olsa neler düşündüklerini algılayabilmemiz telepati yeteneğimizin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.Her ne kadar bunları 'tesadüf' diye geçiştirsekte..

               Zihinsel aktivitelerimizle çok büyük ilgisi olduğundan telepatiyi 'zihinsel bir yetenek' olarak değerlendirebiliriz. Bu yüzden bu yeteneğinizi daha etkin kullanabilmek için yapılacak telepati egzersizleri sırasında zihni boşaltmanın ve sadece yapılacak telepati çalışmasına konsantre olmanın çok büyük bir önemi vardır.

               İyi bir algılayıcı olmak için ilk adım,şuurlu zihnimizi sakinleştirmeyi öğrenmektir.Bu çalışmalardan zevk almasını bilmelisiniz çünkü bir oyun gibidir.Her hangi bir alıştırma üzerinde çok zaman harcamayın çünkü aynı alıştırmayı tekrar tekrar yapmak yerine,çabucak birinden diğerine geçmek daha iyidir.Bu alıştırmaları kesinlikle kendinizi zorlamdan,rahat ve huzurlu bir zihinle yapmalısınız.Yorgun yada keyifsiz olduğunuz zamanlarda kesinlikle alıştırma yapmayın.Sıkıntı,stres ve her türlü heyecansal halleriniz telepati yeteneğinizin su üstüne çıkmasına engel olur.Bu nedenle mümkün olduğunca sakin bir şuur hali içinde çalışmalarınızı sürdürün.Parapsikoloji Laboraturlarında yapılan çalışmalarda,telepati alıştırmalarını sakin bir zihinle yapmayan araştırmacıların psişik güçlerini,yanlış cevaplar verecek şekilde kullandıkları tespit edilmiştir.Bu durumda insanlar,psişik yeteneklerini çalışmaya katmadan rasgele yaptıkları tahminlerin ötesine geçememişlerdir.Telepatik alış,özellikle duygusal olarak birbirlerine yakın olan kişilerin arasında daha kolay ortaya çıkabilmektedir.Psişik çalışmalarınızı sürekli aynı odada yapınız.Böylece odanız sizin enerjilerinizle dolar ve başka enerjiler orada barınamaz.Odanızın aurası gün geçtikçe daha yüksek seviyeli bir hal alacaktır.Çalışma yaptığınız odanın aurasını düşürmemek için kesinlikle,o odada münakaşalara girmeyin, kızgınlık, öfke, kin, kıskançlık gibi negatif enerjileri odanızda üretmeyin ve başkalarının da üretmesine izin vermeyin. Fırsat buldukça odanızda pozitif enerji yayma çalışması yapın. Gevşedikten sonra tüm odanızı temizleyecek olan sevgi,şefkat,merhamet gibi pozitif yüklü enerjilere konsantre olun. Odanızda özellikle çalışmadan bir saat önce sadece mavi bir ışık yakın. Mavi rengin enerjileri polarize etme özelliği vardır. Ruhsal olgunluğunuz arttıkça sizi saran biyomanyetik enerji alanınız yani auranız da buna bağlı olarak güçlenecektir.Bu da bilgilerinizin artmasıyla doğru orantılıdır.Auranızı güçlendirici imajinasyon ve telkin çalışmalarında bulunun.Kendinizi pozitif bir enerji alanıyla sarabilirsiniz.Bunu yapmak için gözlerinizi kapatın,gevşeyin ve kendinizi parlak bir ışıkla çepeçevre kuşatılmış olarak imajine edin.Beyaz ışığın,hem ön hemde arkanızdan genişleyerek başınızın üstünden geçtiğini ve ayaklarınızın altına kadar sizi kuşatmasını isteyin.Beyaz ışık olumsuzlukları yok etme gücüne sahiptir.Koruyucu bir kalkan görevi yapar.
 


Tarih : 10 Ocak 2008 Perşembe
Hit : 706

Mustafa Cirban___ mcirban@ttmail.com