GiYPO

Bugün : 24 Eylül 2017 Pazar





    DİĞER BÖLÜMLER
    Tarih Din Uzay
    Bilin ötesi Yaşam Doğa
     Parapsikoloji

 




 

İNSANLIĞIN KÖKENİ AĞRI DAĞI ÇEVRESİ Mİ?

       Değişik bir ilk insan senaryosu

           Hovhannes Pilkian insanlığın kökeninin Afrika savanları değil, Ağrı Dağı'na dayandığını öne sürüyor

           İlk insanı yürürken ve konuşurken gözünüzün önüne getirin, ama sıcak, kuru Afrika savanlarında değil de, soğuk, dağlık bir bölgenin çetin şartlarında. Bu sahne öyle hemen beyninizde canlanmayabilir, ne de olsa tamamen yeni bir insan evrim kuramının parçası.

           Barnet Yayınevi'nden çıkan akademik kitapta, Profesör Hovannes Pilkian'ın bütün yaşamını adadığı ve bugüne kadar yayımlanmamış bir çalışmanın doruk noktası yer alıyor. Einstein'a gönderme yapan Prof. Pilkian insanlığın kökenine ilişkin Quantum kuramını bulmuş olduğunu iddia ediyor. Pilkian'ın şaşırtıcı düşüncelerine katılın ya da katılmayın, bu görüşler beynin dişlilerini harekete geçiriyor ve "Ya doğruysa?" diye başlayan pekçok sorunun ortaya atılmasına neden oluyor.
Prof. Pilkian, ilk insanın, bugünkü Türkiye'de yer alan Ağrı gibi dağlık bir bölgedeki zorluklarla başedebilmek için yürümeye ve konuşmaya başlamış olmasının daha makul bir olasılık olduğu görüşünde. Pilkian, Afrika savanlarındaki açık alanın, zekanın evrimi için şart olan doğal engel ve mahmuzlar açısından insan beyninin fizyolojik ilerleyişine katkısının olamayacağını öne sürüyor. Darwin'in evrim kuramındaki ana görüşü onaylayan Pilkian, ilk insanın, bugünkü Türkiye, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan ve Kuzey İran'ın bütününü içeren volkanik bir kara parçasında yaşadığına inanıyor. Bu kanıya da geleneksel olarak paleontologların kullandığı fosiller yardımıyla değil, başka tür bir fosil olan sözcükler kanalıyla varmış. Pilkian bu kuramı, delikanlılık çağında Beyrut'taki Amerikan Üniversitesi'nde İngiliz edebiyatı ve Shakespeare üzerinde yoğunlaşan eğitiminden başlamak üzere, yaşamı boyunca süren çalışmalar sonucu geliştirmiş. Hamlet'i ele alan ilk kitabını henüz 17 yaşındayken yayımlamış. Bunun sonucu olarak burs teklifleri almış. Ardından İngiltere'ye giderek tiyatro yönetmeni olarak çalışmış.

           "
Dil ve anlamın, antik tarihin en önemli fosillerinden olduğunu düşünüyorum. RADA'da eğitim gördüm, Shakespeare ve Antik Yunan dramaları konusunda uzmanlaştım. Bunlar ise zamanla tarih öncesi bilgilere yönlendirdi beni" diyor Pilkian. "Yunan tiyatrosundan hareketle İbranice'yi konu alan araştırmalara kaydım. Bütün bu bilgi de mozayik parçaları gibi yanyana geldi. Benim kuramımı destekleyecek dilbilimsel kanıtlar olduğunu iddia ediyorum. Diller de tıpkı fosiller gibi tarih öncesini oluşturmak üzere kullanılabilirler. Bütün sesli harfler 'a'nın uzantısıdır. 'A' ise insanın çıkardığı ilk sestir.

            İlk insanlar kendilerine 'Kay' ya da 'Hay' derlerdi. Bu sözcüğün bütün dillerin Quantum parçacığı olduğunu düşünüyorum. Prof. Pilkian'a göre Eski Ahit, tarih öncesinin bir çırpıda gerçekleşmiş bir kaydı. Burada ilk insanın Ağrı Dağı'ndan çıktığı ve Büyük Tufan'dan sonra Nuh'un Gemisi'nin bu dağa konduğu görüşü yer alıyor. "Her şey birbirine bağlı-Ermeniler, kendilerine Hay diyor. İki ayaklı hayvanlar 'a' sesini keşfettiklerinde, bu dilin de başlangıcı oldu. Köklerin onuruna 'a' harfi pekçok dilde kutsal sayıldı. Bu bölgedeki insanlar zamanla Mısır, Yunanistan ve Filistin'e yayıldılar. Ağrı Dağı'ndaki tufanı ilk ortaya çıkış olarak kabul ediyorum. Ermenilerin bu dağlık memleketi, sular çekildikten sonra ortaya çıkan ilk toprak parçası oldu." Prof. Pilkian, arkeolojinin neden şimdiye kadar böyle bir kuram önermediğini de açıklıyor: "Arkeoloji soyutlanmıştır. Hala arkeologlar tarafından ele alınmamış çok alan var." Neye inanırsanız inanın, Pilkian bize felsefi olarak insanlığın kökenlerinden öğrenilecek çok şey olduğunu anımsatıyor ve ekliyor: "Eğer gerçek bilgiyi edinirsek bu bilgiden yararlanacak ilk insanlar da biz olacağız. Bu küresel barış anlamına bile gelir."

            Times Group Newspapers, 12 Kasım 1998 Perşembe tarihli sayısından Karin Karakaşlı çevir
di.


Tarih : 10 Kasım 2007 Cumartesi
Hit : 752

Mustafa Cirban___ mcirban@ttmail.com