GiYPO

Bugün : 25 Kasim 2017 Cumartesi





    DİĞER BÖLÜMLER
    Tarih Din Uzay
    Bilin ötesi Yaşam Doğa
     Parapsikoloji

 




 

       Maya mitolojisinde evrenin yaradılışı 

         Mayalar Amerıka kıtasındakı önemlı kültürel kimliklerin oluşmaşında önemlı etkileri olan bır uygarlık oluşturmuşlardır.Maya yaratılış söylemi günümüze kadar gelmiş olan en büyük Maya belgesı Popol Vuh 'un bir parçasıdır. Latin alfabesiyle kaleme alınan bu belgeyi bılımadamları eskı Maya hiyerogliflerıyle yazılmış bir metnin çevirisi oldugu ya da dogrudan Maya sözlü gelenegınden derlenen öykü ve şarkılardan kaydedildigi görüşündedırler.

         1700 lü yıllarda ,Katolık bır mısyoner Popul Vuh'u Ispanyolcaya çevirdi. Maya dilini akıcı bir sekilde konuşabiliyordu. Kızılderililer eski tarıhlerı göstermeye ikna etmeyi başsarmıstı. Ispanyol metin yaklasık 150 yıl boyunca gözlerden uzak kaldı. 1850'lerde, Guetemala Cıty'dekı San Carlos Ünıversitesi'nin kıtaplıgında bulundu ve ilk olarak 1857'de Vıyana'da basıldı.
         Popul Vuh ,edebı olarak 'harıka' tanımlaması yapılan eserlerden biriydi . Destanın yaratılıs şölenini anlatan bu parçasında Hırıstıyanlık etkisi görülmektedir. Kıtab-ı Mukaddesi okuyanlarımızın hemen anlayacagı gibi destan ilk bölümlerle benzerlik gösterir. Mayalar hakkında daha ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız tarih kösemıze ugrayabilirsiniz. Asagıdaki destan tanrıların yaratmak istedigi insanlar ve diger yaratılıs söylemlerı açısından ilginçtir.
          Baslangıçta sonsuz karanlıgın ıçınde yalnızca yukarıda gökyüzü, asagıda deniz vardı. Hareket edecek ya da gürültü yapacak hiçbirsey olmadıgı için sakın ve sessizdiler. Yeryüzü henüz sulardan yükselmemişti. Otlar ve agaçlar, taslar, magaralar ve koyaklar, kuşlar ve balıklar, yengeçler, hayvanlar ve insanlar daha yaratılmamıstı. Kükrecek ya da gürleyecek hiçbır sey yoktu, çünkü yalnızca yukarıda boş gökyüzü ve asagıda sakın deniz vardı.
          Suyun ıçınde yesil ve mavi tüylerın altına yaratıcılar gizlenmisti. Bu büyük düşünürler suyun içinde sessızce konuştular. Evrende gecenın sonsuz karanlıgında yalnızdılar. Birlikte ne olacagına karar verdıler. Bırlıkte yeryüzünün sulardan ne zaman yükselecegini, ilk ınsanın ve tüm diger canlı türlerının ne zaman dogacagını, bu canlı varlıkların yasamak için ne yiyeceklerını ve şafagın dünyayı soluk ısık selıne ılk ne zaman bogacagını kararlaştırdılar.

         "Yaratılış başlasın!" diye heyecanla seslendi. Yaratıcılar, "Bosluk dolsun! Deniz çekilsın ve yeryüzü ortaya çıksın ! Dünya, uyan ! Böyle olsun !" Ve yeryüzü yarattılar. Yaratıcılar yaptı bunu. Sislerın arasından, bir toz bulutunun ıçınden daglar ve vadiler denizden yükseldi ve çam ve selvi agaçları zengin toprakta kök saldılar. Tatlı sular dagların yamaçlarında ve vadilerın içinde dere olup aktılar.Ve Yaratıcılar memnun oldular. " Biz düsündük ve tasarladık" dediler "ve yarattıgımız kusursuz oldu !".Sonra Yaratıcılar sordular, " Yarattıgımız agaçların altında yalnızca sessizlik mı olsun istiyoruz ? Vahsı hayvanlar, kuslar ve yılanlar yaratalım. Böyle olsun!".Ve onları yarattılar. Yaratıcılar yaptı bunu."Siz geyikler, çalılıklar ve otlaklarda dört ayak üzerınde yürüyeceksiniz. Ormanda çogalacak, agaçların serın gölgesınde ve nehir kıyılarında uyuyacaksınız. Siz kuslar, agaçların dallarında ve sarmasıkların arasında yasayacaksınız. Oralarda yuvalarınızı yapacak ve çogalacaksınız". Geyık ve kuslara böyle buyruldu ve böyle yaptılar.Ve Yaratıcılar memnun oldular: "Biz düsündük ve tasarladık ve yarattıgımız kusursuz oldu"Sonra yaratıcılar, yarattıkları canlılarla baska seyler buyurdular. " Konusun, seslenin ve bagırın, her biriniz yapabildiginiz kadar. Bizim adımızı söyleyin, bizi övün ve bizi sevin. "Fakat kuslar ve hayvanlar bunu yapamazlardı. Çıglık atabilir, tıslayabılır ve ötebilirlerdi. Ancak yaratıcıların adlarını söylemezlerdi.Yaratıcılar yaptıkları canlılardan hosnut kalmadılar. Onlara dediler ki ," Sizlere verdıklerimizi geri almayacagız. Ancak bizi övemediginiz ve sevemediginiz için , bunu yapacak baska canlılar yapacagız. Bu yenı yaratıklar sizlerden üstün olacaklar ve sizlerı yönetecekler. Sizlerın kaderi onlar tarafından parçalanmak ve etinizin yenmesı olacak. Böyle olsun !"Ve onları yarattılar. Yaratıcılar yaptı onları... Kendilerini övecek ve sevecek uysal ve saygılı bır canlı biçimlendirmeye karar verdiler. Önce çamurlu topraga şekil vermeyi denediler fakat bu malzeme çok yumusaktı. Hareketsiz ve zayıf bir yaratık oldu. Konusabiliyor ama hiç kimse dediklerine anlam veremiyordu."Çamurdan yapılmıs yaratıklar hıçbır zaman yasamayacak ve çogalamayacaklar!" dıye bagırdı yaratıcılar ve bu yaratıgı yok ettiler.Sonra yenı yaratıkları tahtadan oymayı denediler. " Bu malzeme tam bıze uygun görünüyor ! Saglam ve dayanıklı" dediler. " Bu yaratıklar insana benziyor ve insan gıbı konusuyorlar. Bunlardan pek çok yapalım. Böyle olsun!"Tahtadan canlılar yasadı ve çogaldılar, ama hıç kımse dediklerıne anlam veremiyordu ve içlerınde, yüzlerınde ruh, ellerı ve ayaklarında kuvvet yoktu. Ciltlerı sarı ve kuruydu, altında besleyecek kan dolasmıyordu. Dört ayakları üzerinde anlamsızca dolastılar ve yaratıcılarını düsünmediler."Tahtadan yapılmıs yaratıklar yasayıp çogaltmak ıçın yeterince iyi degil" dıye bagırdı yaratıcılar. Ve bu tahtadan yaratıkları yok etmeye karar verdiler.Yaratıcılar gökte özsuyundan büyük bır sel olusturdular ve yeryüzüne döktüler. Tahta yaratıkların kafalarına vurdular ve onları agaç gibi devirdiler. Sonra bır kartal üzerlerıne geldi ve gözlerını oydu. Bır yarasa üzerılerıne geldı ve kafalarını kopardı. Bir Jaguar üzerlerıne atladı ve kemiklerını kırıp dagıttı. Yeryüzü karanlıkla örtüldü ve aralıksız bir kara yagmur yagdı.Güçsüz kalınca düsmanları tahta yaratıklara saldırdılar. Büyük küçük hayvanlar onlara saldırdı. Sopalar ve taslar, tabaklar ve çömlekler onlara saldırdı. Aç bıraktıkları ve eziyet ettıklerı köpekler şimdi dıslerıyle yüzlerini parçaladılar. Ögütmek ıçın kullandıkları taslar şımdi onları ögüttüler. Ocak ateşi üzerınde yaktıkları kap kacaklar şimdı yüzlerini yaktılar.

            Umutsuzca yasamları için savasan tahta yaratıklar evlerini çatılarına tırmanmaya çalıstılar ama evler yıkıldılar ve onları yere attılar. Dallarında güvenlige kavusmak için agaçlara tırmanmaya çalıstılar ama agaçlar onları salladılar ve yere attılar. Magaralara girmeye çalıstılar ama magaralar kapandılar ve onlara sıgınak olmayı reddettiler.
Birkaçı dısında tahta yaratıkların tümü yok olmustu. Digerleri sekılsız yüzler ve çenelerıyle sag kaldılar ve onları suyundan gelenlere maymun adı verildi.
Yaratıcılar sonra gecenın karanlıgında görüsmek ıçın toplandılar. Günes, ay ve yıldızlar daha gökyüzünde yerlerini almamıslardı. "Yeniden bizi övecek ve sevecek yaratıklar yaratmayı deneyelim. Böyle olsun! Yeryüzünde soylu canlılar yasasınlar. Onlara bıçım verecegımız malzemeyı arayalım."
Dört hayvan, dag kedisı, koyot, karga ve küçük bır papagan, yaratıcıların önüne geldiler ve onlara yakında bolca yetısen sarı ve beyaz basaklı mısırlardan söz ettiler.
Yaratıcılar hayvanların gösterdigi yola koyuldular. Mısırı buldular, ögüttüler ve bu yüyecekten soylu yaratılar biçimlendirdiler." Böyle olsun !" diye heyecanla bagırdılar..Ve onları yarattılar. Yaratıcılar yaptı onları.Böylece dört Ilk Ata yaratıldı. Yaratıcılar gövdelerını mısır unundan yaptılar. Ögütülmüs sarı ve beyaz mısırdan içecekler yaptılar ve bunlar yeni yaratıklarına kas ve et oldu ve bunlarla birlikte güç vermek ıçın onları beslediler.Ve Yaratıcılar memnun oldular. " Biz düsündü ve tasarladık" dediler
"ve yarattıgımız kusursuz oldu!"Bu dört Ilk Ata insan gibi görünüyor ve konusuyordu. Çekici, akıllı ve bilgeydiler. Çok uzakları görebiliyorlardı. Daglar ve vadiler, ormanlar ve çayırlar, okyanuslar ve göller, ayaklarının altındakı yeryüzü ve baslarının üstündeki gökyüzü onlara dogalarını açık ettiler.Dört Ilk Ata dünyada görülecek herseyi gördüklerınde, gördüklerının degerini anladılar ve yaratıcılarına tesekkür ettiler. " Bizi yaratıp sekil verdiginiz için size tesekkür ederiz" dediler. " Bize görme, duyma, konusma, düsünme ve yürüme yetenekleri için size tesekkür ederiz. Büyük ve küçük, uzak ve yakın herseyı görebiliyoruz. Herseyi biliyoruz ve size tesekkür ediyoruz!"

          Yaratıcılar artık memnun degildiler. "Amaçladıgımızdan daha iyi yaratıklar mı yarattık ? Çok mu kusursuzlar? " dıye birbirlerine sordular. "O kadar bilgili ve bilgeler ki bizim gibi tanrı mı olacaklar ? Daha az görsünler ve bilsinler diye görüslerını mı azaltsak ? Böyle olsun.!"Böyle konustu Yaratıcılar ve yarattıkları varlıkları degisiırdiler. Gözlerıne sis üflediler ki yalnızca yakınlarında olanları görsünler. Böylece, Yaratıcılar dört Ilk Ara'nın sahip oldukları bilgi ve bilgeligi yok ettiler.
Yaratıcılar atalarımız yaratıp böyle biçimlendirdikten sonra dediler ki : "Simdi Ilk Atalar için özenle esler yaratıp biçimlendirelım. Eslerı onlar uyurken gelsinler ve uyandıklarında onlara mutluluk vermek için orada olsunlar. Böyle olsuz.!"Ve onları yarattılar. Yaratıcılar yaptı onları.

          Ve yaratıcılar memnun oldular. "Biz düsündük ve tasarladık" dedıler"ve yarattıgımız kusursuz oldu!"Bır süre sonra Yaratıcılar Ilk Atalar ve Analara benzeyen birçok insan daha yaptılar. Insanlar karanlıkta yasayıp çogalıyorlardı, çünkü Yaratıcılar daha ne günesi, ne ayı, ne de yıldızları, herhangı bır ısık bıçımı yaratmıslardı. Hem açık hem koyu tenli, hem varlıklı, hem yoksul ve farklı diller konusan çok sayıda insan doguda birarada yasıyordu.Tanrılarınnın hiçbir görüntüsünü yapmadılar, ama yaratıcılarını unutmadılar ve sevgi dolu ve uysaldılar. Yüzlerini göge kaldırıp dua ettiler : "Ey Yaratıcılar! Bizimle kalın ve bizi dinleyin ! Isık olsun ! Safak olsun ! Gündüz olsun' Safak dünyayı soluk ısıga bogsun ve günes onu izlesın. Günes her gün aydınlarak gökyüzünde parladıkça, bize soyumuzu sürdürmemız için kızlar ve ogullar bagıslayın. Bize iyi, yararlı ve mutlu yasamlar verin ve bize barıs verın.!"Bu sözlerle insanlar günesi yükselip Yaratıcıların yaptıkları basamakları altın ışınlarıyla aydınlatmaya çagırdılar.
"Ve öyle olsun!" dedi Yaratıcılar "Işık olsun ! Evrenın safagında, tüm yarattıklarımızın üstünde sabahın erken ısıgı parlasın ! Çünkü biz düsündük ve tasarladık ve yarattıgımız kusursuz oldu !"
          Ve onu yarattılar. Yaratıcılar yaptı bunu. Günes sulardan yükseldi ve altın ısınlarını yeryüzüne saçtı. Büyük ve küçük hayvanlar koyakların serın gölgesinde ve nehir kıyılarında ayaga kalktılar ve dogan günese yüzlerini döndüler. Jaguar ve puma kükredi ve yılan tısladı. Kuslar kanatlarını açtılar ve sarkı söylemeye basladılar. Insanlar tütsüler yakan ve kurbanlar sunan rahiplerin çevresınde dans ettiler. Çünkü Yaratıcılar dünyayı ışıkla aydınlatmışlardı ve kusursuzdu.


Tarih : 4 Aralik 2007 Salı
Hit : 803

Mustafa Cirban___ mcirban@ttmail.com