Bugün : 21 Kasim 2017 Salı








 

                                       AZİZ DAVİT MANASTIRI VE KİLİSESİ

            Aprank Manastırı'nın harabeleri,


            Erzincan ile Erzurum'un neredeyse tam ortasında bulunan Tercan(Mamahatun)'ın 15 km güneybatısında bir tepenin doruğuna yakın bulunmaktadır. 19uncu yüzyılda Aziz Davit manastırı olarak bilinirmiş. Eskiden olduğu gibi bugün de kullanılan "Aprank" adı, Ermeni ve Kürt dillerindeki "saray" kelimesinden türetilmiştir. Aprank'ın erken tarihi bilinmemektedir, ancak bu manastır, 19uncu yüzyılda Tercan bölgesinin piskoposluk idaresinin merkeziymiş ve günümüze kalan binaların çoğu muhtemelen bu dönemdendir. Manastır, muhtemelen 1915'te, 1917'deyse mutlaka terkedilmiş olmalıdır.



            Manastırın ana bölmesi yüksek duvarlar içindedir. Bu duvarlar, adamakıllı savunmadan ziyade etki yaratmak içindir, çünkü kule veyahut siperi yoktur ve avlu, dışarıdaki yükseltiden görünmektedir. Avlunun kuzey duvarının batı ucunda bir kapı vardır ve batı duvarının ortasında başka bir giriş olabilirmiş - o tarafın taşının yağmalanmış olmasından bunu tespit etmek mümkün değildir. Batı duvarına bitişik, dut ağaçlarının olduğu bir teras vardır. Bu terasın kuzey ucunun biraz altında ve avlu duvarının dışında ise, büyük ve sivri uçlu tonozunun batı tarafı açık bir yapının - belki de bir çeşmenin - kalıntısı vardır.
Duvarlı avlunun kuzey yarısı, duvara bitişik binalarla doluymuş. Avlunun güney yarısının ortasındaysa manastırın ana kilisesi, Surp Hovhannes (Aziz Yahya Kilisesi) varmış. Kilisenin batı cephesinde tek girişi vardır. Bu kapının alnında, haçlarla süslü, biri 1854 tarihli iki yazıt bulunduran bir levha vardı. Bu levha, 1990'ların başında imha edilmiştir. Kilisenin içi, her biri apsiste biten bir sahın ve iki geçide ayrılmıştır. İçinin çoğu kaplama taşla örtülmemiş, daha ziyade alçıyla kapatılmış taştan yapılmıştır. Yer, büyük ve iyi işçilik sergileyen taş dilimlerle döşeliymiş. Kilisenin güney duvarının doğu ucuna yapılmış dikdörtgen, beşik kemerli bir bina vardır. Buraya kilisenin içinden girilir ve dışarıdan girişi yoktur. İçerisi iyi aydınlatılmıştır. Binanın ne işlev gördüğü bilinmemektedir, ancak başka 19uncu yüzyıl Ermeni kiliselerinde de böyle konumlu odalara rastlanmaktadır.

           Bu küçük kilise, avlunun güneyindeki sırtta durur. Tek sahınlı, dikdörtgen şekillidir. İçten tonozlu, dıştan beşik çatılıdır. Kilise, yeniden kullanılmış kesme taştan yapılmıştır ve duvarlarında eski yontma ve yazıt parçalarına rastlanır. Girişinin üzerindeki yazıt buranın, manastıra adını veren ve kendisi hakkında başka bir şey bilinmeyen belli bir "Davit"in gömüldüğü yer olduğunu anlatır.
Şapelin doğusundaki alan kısmen yıkık bir duvarla örülmüştür. Bu duvarın kuzey-batı köşesinde büyük bir khatchk'ar (haçkar - Ermenice: "mezar taşı") abide vardır. Başka khatchk'arların parçaları etrafa saçılmıştır, ve öyle görünür ki, çevrili alanın içi de şapelin çevresi de mezarlıkmış.

          Aprank Haçkarları

          Aziz Davit Şapeli'nden çok kısa bir mesafede iki adet harikulade khatchk'ar bulunmaktadır. Baya büyüktürler (uzunlukları altı metreden fazladır) ve üzerlerinde 1191 ve 1194 tarihleri yazılıdır. Yükseklikleri ve göze çarpan konumları, 8 km ötedeki Erzincan-Erzurum karayolundan görülmelerini mümkün kılmaktadır. En erken 1970'lere kadar üçüncü ama daha küçük bir khatchk'ar daha varmış. Bugünse devrilmiştir. Kaya yüzeyindeki oyuk, burada eskiden dördüncü bir khatchk'ar olduğuna işaret eder.

 


Mustafa Cirban___ mcirban@ttmail.com